hac nasıl yapılır,
1337 - Soru: Hacılar "Lebbeyk"e ne zaman son
verirler? Cevap: Bayramın birinci günü, Cemre-i Akabe'ye taş atmakla
"Telbiye" son bulur. 1338 - Soru: Hac ile umreyi birbirinden ayıran
hususlar nelerdir? Cevap: Hac, senenin belirli bir zamanında, Zilhicce
ayı içinde yapılmaktadır. Umre ise, Kurban arefesi ile Kurban Bayramı'nın dört
günü hariç senenin her gününde yapılabilir. İkinci husus da hacda, Arafat'ta
vakfe, Müzdelife'de vakfe ve şeytan taşlamak gibi vazifeler bulunmaktadır.
Umre'de bunlar yoktur. Sadece Kabe-i Muazzama'yı tavaf, Safa ile Merve arasında
sa'y ve tıraş olmakla tamam olur. 1339 - Soru: Hacca giderken hacı
namzetleri, halka yemek ziyafeti veriyorlar. Bunun İslam dininde yeri var
mıdır? Cevap: Yemek ziyafeti, aslı itibariyle, meşru bir iştir. Hal böyle
olunca, hacca gitmeden önce veya döndükten sonra yahut başka bir sebeple yemek
ikramında bulunmakta herhangi bir mahzur düşünülemez. Yeter ki fakirler bu
davette unutulmuş olmasın. 1340 - Soru: Burada, üzerinde Kabe resmi
bulunan kağıt levhalar var. Aynı zamanda içinde insan resmi de bulunmaktadır.
Bunları çerçeveletip evimize asabilir miyiz? Bunda dinen bir mahzur var
mı? Cevap: Resim bulunan eve rahmet melekleri girmez. Maksad Kabe-i
Muazzama'nın resmini asmak ise, canlı resmi bulunmayanı tercih
ediniz. 1341 - Soru: Bir kimse Türkiye'de ziyaret edilecek yerleri
ziyarette bulunduğu zaman yarım hacı olur diyorlar. Buna inanmak doğru
mudur? Cevap: Ziyaretlerden dolayı sevap elde edilebilir. Ancak, böyle
bir inanç yanlıştır, bu iddia da asla doğru değildir. 1342 - Soru:
Yürüyerek hac yapmayı nezreden kimse, evinden çıktığı zamandan itibaren mi
yürüyerek gider? Cevap: Bu hususta iki hüküm vardır: Evinden çıktığından
itibaren yürümeye devam eder, diyen de vardır. İhramlığından itibaren yürüyerek
hac erkanı ifa eder diyen de vardır. En sahih olan evinden itibaren
yürümesidir. 1343 - Soru: Bazı hacılar, Müzdelife'de geceleyin bir miktar
kalıp oradan Mina'ya gidiyorlar. Bu doğru mu? Cevap: Bazı mezheplerde
Müzdelife vakfesi sünnet bulunmaktadır. O mezhebin mensupları, yol tıkanıklığına
uğramadan Mina'ya varmak için geceden yolculuğa devam etmektedirler. Fakat bizim
gibi Hanefi mezhebinde olanlar için tanyerinin ağarmasından sonra orada vakfe
yapmak vacibtir. Bu vacibin terkedilmesi halinde bir kurban kesilmesi
gerekir. 1344 - Soru: Memâsik-i hac ne manasına gelmekte ve bununla neler
kastolunmaktadır? Cevap: Menasık, "Nüsuk" kelimesinin cemilenmiş
şeklidir. Hac ibadetleri anlamına gelmektedir. Bunun ile haccın farzları,
vacibleri ve sünnetleri kasd ve ifade olunmaktadır. 1345 - Soru: Hacca
giden kimseler, bayram namazını nerede kılıyorlar? Cevap: Hacılar,
ulemanın ittifakı ile bayram namazı kılmakla mükellef değildirler. 1346 -
Soru: Haccın nev'i kaçtır? Cevap: Haccın farz, vacib ve nafile olarak üç
nev'i vardır. Başka bir yönden ifade edilirse, ifrad haccı, kıran haccı ve
temettü haccı diye üç nev'a ayrılır. 1347 - Soru: Bir kimse, bayram günü
Arafat'ta vakfe yapmış olsa haccı tamam olur mu? Cevap: Arafat'ta
vakfenin vakti, arefe gününün öğlesinden başlar bayram gününün tanyeri ağarınca
son bulur. Sorunuzda bahsi geçen kimsenin vakfesi makbul olmaz. Zira vakti
geçmiş olmaktadır. 1348 - Soru: Hacc-ı kıran ile hacc-ı temettü arasında
başlıca fark nedir? Cevap: Hacc-ı kıranda da hacc-ı temettuda da, hac ile
umre toplanmaktadır. Ancak, hacc-ı kıranda umre ile hac arasında devamlı ihramlı
bulunulmakta, hacc-ı temettuda ise umreyi tamamladıktan sonra araya bir fasıla
girmektedir. Şöyle ki: Hacı adayı, umreyi tamamlayıp ihramdan çıkmakta,
Zilhicce'nin 8. günü hac niyeti ile tekrar ihrama girmektedir. 1349 -
Soru: Hac ile ilgili terimlerde "Afaki" kelimesi ne mana ifade
etmektedir? Cevap: Mekkeli olmayıp hariçten gelenlere de "Hil" denilen
yerde oturanlara da "Afaki" denir. 1350 - Soru: Hacca giden bir bakanın
şoförü veyahut vazifeli polis niyet ederken hac vazifesini yapsa hacı olur
mu? Cevap: Evet, olur. 1351 - Soru: Haccı kıran veya haccı temettü
yapanların, bir şükrane olarak kestikleri kurbanın etinden kendileri de
yiyebilir mi? Cevap: Evet, yiyebilir. 1352 - Behce
Fetvalarından: Karı ve koca birlikte hacca gittiklerinden, koca hazırdaki
nafakayı harcar iken, kadın "Yolculuk masraflarımı da senin malından ver" diye
kocasını zorlayamaz" (H.Ec. c. 1/24) Açıklama: Zengin olan kadına hac
farz olunca her türlü masrafı kendisine ait olur. Yanındaki mahremi kocası olsa
bile, yol ücretini, delil vesair masraflarını kendi parasından karşılar. Kocası
onun sadece nafakasını temin ile mükelleftir. 1353 - Soru: Hac ve umre
yapanlar, Mültezem adı verilen yerde vücutlarım Kabe'ye yasladıklarında
bazılarının Kabe örtüsü altına girdikleri görülmektedir. Bunun bir mahzuru var
mı? Cevap: Kabe'nin örtüsü başının üzerine gelirse kerahet vardır. Aksi
halde hiçbir mahzur yoktur. 1354 - Soru: Peygamber Efendimiz'in (sav)
yaptığı hac, hacc-ı ifrad, hacc-ı kıran veya hacc-ı temettu'dan hangisi
idi? Cevap: Hz. Aişe'nin (ra) rivayet ettiği bir Hadis-i Şerif ve
şerhlerdeki açıklamalar ile sorunuzu cevaplandırmak isterim. Aişe (ra) validemiz
diyor ki: "Biz veda haccı senesi Resulullah (sav) ile birlikte (hac yolculuğuna)
çıktık. Bizden kimi Umre'ye niyet etmiş, kimi de haccı ifrada niyet etmişti.
Resulullah (sav) da hacc-ı ifrada niyet etmişti." (Buhari c. 2, s.
151) Buhari şerhi Kastalani'de şu ifade vardır: Peygamber (sav), hacc-ı
ifrada niyet etmiş, sonra yolculuk sırasında buna umreyi ilave etmiş (böylece
hacc-ı kıran yapmış) idi. (Kastalani c. 3, s. 130) Yolculuk sırasında Akik
vadisine geldiklerinde Cebrail aleyhisselam gelmişti. Resulullah (sav) namaz
kılmış ve haccının niyetine umreyi de eklemişti. Böylece yapılan hac, hacc-ı
kırana dönmüş oldu. (Tecrid tercemesi S. 88) 1355 - Soru: Peygamber (sav)
kaç defa hac yapmıştır? Cevap: Cabir (ra)'den rivayet edilen bir Hadis-i
Şerifte şöyle açıklanmaktadır: "Peygamber (sav) üç defa hac yapmıştır. Bunlardan
ikisi hicretten önce eda edilmiş, biri de hicretten sonra ifa edilmişti. Bu
(son) hacda, umre de bulunmaktaydı. Resul-i Ekrem(sav), beraberinde altmış üç
deve götürmüş, Hz. Ali (ra) de Yemen'de otuzyedi deve getirmişti. Bunların
hepsini bu haccında kurban etmişti." (et-Tac c. 2, s. 99)
| |