gears of war resimleri
Bazı oyunlar olur ki, ünlü bir yapımın devamıdır veya oldukça iyi
gözüken yeni bir projedir. Ancak şu gerçek vardır, duyurulduğu gibi
başkalarının yapamadığı büyük bir heyecana ve beklentiye neden olurlar.
Yayınlanan ekran görüntüleri, videolar resmen iştah kabartır. İşte
Gears of War, ikinci kategoriye giriyor. Yeni bir oyun ve yeni bir
serüven olarak lanse edildi. Duyuruldu, hakkında sözler verildi,
yorumlar yapıldı. İnsanlar forumlarda Gears of War için tonlarca yazı
ve yorum yaptı. Fakat oyunun tam sürümü ortalıkta yoktu. Beklentiler
arttı ve sabırlar taştı. GOW (Kısa isimle hitap edeyim artık), usta bir
yapımcıdan Epic Games’ten çıkıyordu. Unreal, Unreal Tournament, Unreal
Tournament 2004 gibi oyunları bizlere kazandıran bir firma da olunca,
tabii ki heyecan dizginlenemiyordu. Sonunda GOW piyasaya çıktı ve
yüzünü gösterdi.
Yeni bir klasik mi?
Gears of War yazısı ekranda gözüktüğü zaman bir anda kalbim çarpmaya
başladı. Çünkü uzun zamandır beni heyecanlandıran bir oyundu. Yapıma
girer girmez ilk dikkat çeken detay tabii ki, insanları aylarca
hakkında konuşturan ve en çok ilgi çeken kısım grafiklerdi. GOW, Unreal
3 Engine kullanıyor ve ortaya harika bir iş çıkartmış. Kaplamalar ve
dokular mükemmel, özellikle bunların üstüne gelen ışık ve gölgelendirme
detayları ciddi anlamda süperdi. Yapımda uzaktan baktığınız bir yerin
dibine girip, ayrıntılara girdiğinizde grafiklerde bir bozulma yer
almıyor. Bazı oyunlarda uzaktan iyi gibi duran bir yer, yakında sanki
çamurla yapılmış gibi olabiliyor. Ancak GOW’da buna hiçbir şekilde
rastlamadım. Unreal 3 çevreyi harika bir şekilde çizmiş ve detaylar
cidden insanı çıldırtıyor. Sadece çevre değil, modellemeler de son
derece ayrıntılı olmuş. Ana karakter Marcus Fenix ve diğer karakterler
harika resmedilmiş ve yapımcılar karakterler üstünde de detaylara önem
vermişler. Bunların belki de en büyük kısımlarından biri, oyun
ilerledikçe karakterlerin yüzleri yaralanıp, kirlenmesi. Hatta
zırhların boyunlarına yaptığı deformasyon bile kendine yer bulmuş.
Boyun kısımlarında zırhtan dolayı kızarıklık bile kendini belli ediyor.
Koştuğunuz zaman arkanızdan kalkan toprak parçaları, silahınızın ateşi,
düşmanlarınız olan Locust’ların iç organlarına kadar gözükmesi oldukça
ince ve önemli detaylar. Özellikle yapımdaki patlama efektleri göz
kamaştırıcı, sanki orasının veya düşmanınızın gerçekten de patladığı ve
alevler içinde kaldığını sanıyorsunuz. Düşmanlarınız olan Locust’lar da
diğer karakterler gibi güzel şekilde modellenmişler. Kesinlikle
onlarında sizlerden aşağı kalır olduğunu sanmayın, bu kadar mükemmel
grafiklere rağmen oyunun ayrıca sorun çıkarmaması da artı bir yön.
Sesler
Grafikler atmosferin temelini oluşturup, bizlere o yıkık ve dökülmüş
savaş ortamını gösterirken, kulaklarımızda bundan nasibini alıyor.
Sesler de kesinlikle grafikler kadar başarılı ve oldukça ayrıntılı.
Öldürdüğünüz Locust’ların ölüm anlarındaki efekt aynı değil. Farklı bir
şekilde kullanılmış. Silah sesleri kesinlikle kulakları dolduruyor.
Ciddi anlamda bir silahı elinize alıp, düşmanlara karşı daldığınızı
hissettirecek kadar mükemmeller. En ince noktasına kadar ses
efektlerini duyabilirsiniz. Kurşunların duvara çarpması, her patlamanın
ayrı bir ses efektinde olması, aksiyon dolu sahnelerde tek tük
efektlerin kullanılmaması, kesinlikle GOW’da ses kısmı oldukça çeşitli
yapılmış. Konuşmalar, seslendirmeler ve diğerleri harika bir biçimde
yapımda yer alıyor. Güzel grafiklerden sonra seslerde tüm olayı
bitiriyor ve atmosferi tamamlıyorlar. Epic Games’e buradan şapkamı
çıkartıp selam ediyorum.
Bu kadar güzel bir oyunun kontrollerinin de kolay olması ayrı bir
avantaj. Kesinlikle her oyuncu kontrollere ufak bir ısınma turundan
sonra alışabilir ve insanı bıktırmıyor. Kolay kontrollerle beraber
oynanış da rahat oluyor. Ghost Recon ve Kill Switch oyunlarından
hatırlayacağımız üzere siper alıp ateş etme, GOW’da oldukça baş
vuracağımız yöntem. Kamikaze misali kesinlikle düşmanlara dalamıyoruz,
çünkü düşmanlarımız zekiler. Siper alıp ateş etmek çatışmaları daha
zevkli ve eğlenceli hale getiriyor. Siper aldığımız yer de
parçalanabiliyor. Bir taşın arkasına saklanırsak dayanabilir, ancak
mobilya vs… gibi dayanıksız eşyalar arkasına girersek kısa bir süre
içinde parçalanabiliyor. Birçok yapımda bir sandalye arkasına geçip de
ateş ettiğiniz zaman, sanki o sandalye kurşun geçirmez gibi olabiliyor.
Ancak bu durum GOW’da yok ve yapımın atmosferini daha gerçekçi kılıyor.
Yakın ve uzak çatışmalar yapımın en harika kısımlarından biri. Mükemmel
atmosfer içinde böylesine harika aksiyonlara girmek oyuncuyu cezp
ediyor. Siper aldığımız zaman diğer bir özellik “Blind Fire” yani nişan
almadan ateş etme seçeneğimiz de var. Ancak bunu yaparsak kurşunlarımız
karambole gidiyor ve rakiplerimizi vurmak güçleşiyor. Bu olayı
düşmanları uzakta tutmak için arada sırada yapabilirsiniz, ancak her
zaman tavsiye etmem. Olay sadece karşılıklı siperlerden ateş etmekten
değil, arada yakın dövüşlere de girip bitirici sonu hazırlamak. Siz bir
grup Locust’la savaşırken, bir anda arka veya yan taraftan başka bir
Locust gelebilir. Onunla bir anda karşı karşıya kalabilirsiniz. İşte bu
sırada çoğu zamanda rakiplerinizi parçalamak için baş vuracağınız
testereniz devreye giriyor. Locust size saldırdığı anda ona doğru hamle
yapıp, onu bir kilo Locust kuş başı et yapabilirsiniz. Sadece her şey
bundan ibaret değil, bir pompalı veya taramalıyı kafasına doğru tutup
beynini duvara yapıştırabilirsiniz. Özellikle bazı zamanlar
düşmanlarınızı tam olarak öldürmeniz lazım. Onları iyice tarayıp yere
düştüklerinde kesinlikle öteki dünyaya geçtiklerini sanmayın, kafasına
gidip testereyle kesin ölümünü gerçekleştirin. GOW’da el bombası atmak
da oldukça kolay, yapmanız gereken rotasını belirlemek ve bombayı
sallamak olacak. Diğer ilginç bir nokta bu bombanın çarptığı yere
yapışması, yani düşmanınızın üzerine geldiği zaman vücuduna yapışıyor
ve rakibiniz ondan kurtulamıyor. Böylece kesin katli meydana geliyor.
“Oyundaki yeniliklerden biri silahı doldurmak. Bunu ister otomatik veya
ister elle yapabilirsiniz. Ancak direk olarak silahınızın dolmadığı bir
gerçek. Cephaneniz bittiğinde bir bar çıkıyor. Bu barda işaretli bir
kısım var. Bu kısım da iki bölümden oluşuyor. Birinci olarak parlak bir
beyazlık, diğeri ise daha koyu bir beyazlık. Reload’a bastığınız zaman
barda bir işaret hareket etmeye başlıyor. Eğer işaretle ilk kısmı
tutturursanız silahınız hızlı bir biçimde dolacak ve ekstra vuruş
alacaksınız. İkinci kısmı tutturursanız normal bir biçimde şarjör
değiştirme işlemi gerçekleşecek. Eğer bu kısımlar dışında kalırsanız, o
zaman silah tutukluk ediyor ve Reload olmuyor. Elle doldurma işlemine
birkaç alıştırmadan sonra alışabilirsiniz. Böylece çok daha kolayınıza
gelir.”
Yapay zeka
Oynanışta siper almanızı ve Ramboculuk kısmına girememenizi tavsiye
etmiştim. Bunun nedeni olarak düşmanlarınızın zeki olmasıydı. Evet,
GOW’da 2006’nın en iyi yapay zekası mevcut. Kesinlikle Locust’lar aptal
değiller. Ateş ettiğiniz zaman siper alıyorlar, bomba attığınız da
başka yerlere kaçıyorlar, birisi sizi oyalarken diğeri arkanızdan gelip
işinizi bitirmeye çalışıyor. Türlü bin türlü taktikleri var ve yeri
geldiğinde oldukça can sıkıcı olabiliyorlar. Kesinlikle sizi hakkın
rahmetine kavuşturmak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar. Aynı
şekilde karşınıza çıkan Boss’lar da aptal değil. Mesela madenlerde
karşınıza çıkan ilk Boss ciddi anlamda sizi zorlayacak. Kör olan bu
yaratık koku ve sese karşı oldukça duyarlı. Kilitli olan madenin
kapısını ona kırdırarak, dışarı çıkmanız lazım. Bu sırada oldukça
terleyebilirsiniz. Çünkü sesi takip edip, sizi çok zor durumlarda da
bırakabilir. Düşmanlar dışındaki ekip arkadaşlarımız da zeki
sayılabilir. Ancak bize katılan savaş arkadaşlarımız, Locust’lar kadar
çok zeki değiller. Bazı zamanlar yaptıkları bir iki hata ile gafil
avlanabiliyorlar. Ancak kesinlikle zekalarıyla ve sizlere sağladıkları
ekstra ateş gücüyle yetiyorlar. Ayrıca takım arkadaşlarımıza emirler de
verebilme imkanımız oluyor.
Çoklu oyuncu desteği
GOW’un Single Player’ı bittiği zaman sakın üzülmeyin, oyunun daha uzun
ömürlü olmasını sağlayan ve kendini defalarca oynattıracak olan
Multiplayer’ı var. Çoklu oyuncu kesinlikle en zevkli taraflardan biri.
Co-Op, WarZone, Assassination ve Execution GOW’un Multiplayer kısmını
oluşturuyor. Execution’da rakiplerinizi tamamen öldürmeniz gerekiyor.
Karşınızdakinin midesini bir güzel kurşunla doldurduktan sonra hemen
devamında, yapmanız gereken ayağa yeniden kalkmadan Mortal Kombat
“Fatality” sini yapmanız. Kısaca direk olarak işini bitireceksiniz,
ancak nasıl bitireceğiniz size kalmış. WarZone aslında Counter Strike
gibi olmuş. Çünkü Quake ve diğer yapımların Multiplayer’ındaki gibi,
öldüğünüzde yeniden doğmuyorsunuz. Bunun yerine öldüğünüzde sadece
diğer arkadaşlarınızı izleme ve onlarla konuşma yapma imkanınız oluyor.
Assassination da takım oyununa bağlı oluyor. Yapmanız gereken karşı
takımın en baba adamını öldürmek ve maçı kazanmaktan ibaret. Co-Op
bildiğimzi gibi aynı senaryoyu iki kişi ile oynamaktan geçiyor. Ancak
Co-Op fonksiyonu ile senaryoyu oynamak oldukça zevkli, hatta Single
Player’dan çok daha iyi olabilir kanaatindeyim. Sonuçta yanınızda bu
sefer başka bir oyuncu var ve oldukça bol çeşit taktik yapabilirsiniz.
İster Live’dan veya isterseniz aynı konsoldan iki kişi oynama imkanınız
var.
Konu
Sera gezegeninde insanlar mutlu bir hayat sürmektedirler. Ancak bu
mutluluk ve sevinç tablosu, yer altından gelen Locust’ların ordusu ile
tarihe gömülür. Çünkü Locust’lar bir anda ortaya çıkmış ve insanlara
sürpriz yapmıştır. Büyük bir savaş sonucunda insanlar kaybeder ve sağ
kalanlar ise küçük bir kısım olmuştur. Bunlarda Sera’da başka yerlere
sıkışıp kalmışlardır. Ancak gezegenin diğer kısımları kullanılmaz
haldedir. Harabe bu ortamda bizde başına buyruk ve disiplinsiz olan
Marcus Feniz adında bir askeri yönetiyoruz.
Marcus bir suçtan dolayı hapiste bulunuyor, ancak sonrasında
karakterimize ihtiyaç duyuluyor ve Locust’lara karşı savaşa giriyoruz.
Oyun aslında Marcus’un son 36 saat içinde yaşadıklarından meydana
geliyor.
Beş bölümden oluşan oyunda, toplamda üç adet zorluk seviyesi bulunuyor.
Bunlar Casual (Easy), Hardcore (Orta) ve Insane (Zor) olarak
belirlenmiş. Size tavsiyem GOW’a başlamak için direk olarak Hardcore’u
seçmeniz olacaktır. Insane ise ilk başladığınızda kilitli olduğu için
seçilemiyor. Ancak daha zor seviyelerde, GOW’un eğlencesi daha çok
ortaya çıkıyor.
Yapımda eğer ayrıntılara çok girmem, iyi oynarım, öyle hemen ölmem
deyip, kolay zorluk seviyesinde oynarsanız kısa bir sürede bitirme
imkanınız var. Bu da toplama olarak 6-7 saat olabiliyor. Ancak daha
detaylara girip, üst zorluk seviyelerinde 8-10 saat arasına
çıkabiliyor. Single Player bazı kişilerce kısa bir süre gibi
gözükmesine rağmen, bence tam tamına yapılmış. Çünkü biraz daha uzun
olsaydı sıkabilirdi, Epic Games tek kişilik senaryonun tadını
damağımızda bırakmak için ayarlamış. Yapımda atmosferi tamamlayan bazı
Cutscence sahneleri var. Bunlar da gerçekten can alıcı olmuş ve yapımı
tamamlıyor. Ancak bir iki Cutscene’de biraz yavaşlama oldu gibi geldi
bana. Ancak bu da çok göze batacak cinsten değil. Bir iki yerinde
filtrelemesine dikkat edilirse sorun var gibi gözüküyor. Ancak bunlar
GOW’un tamamını baltalayacak cinsten değil.
Sonuç
Gears of War, bana göre bu senenin en iyi oyunu. Şuanda piyasadaki en
iyi grafik, ses ve atmosfere sahip yapım. Aslında direk olarak bir
aksiyon oyunu dememeli; çünkü işin içinde vahşi sahneler, karanlık bir
dünya, kaos dolu ortam ve düşmanlar var. Bunlar arada sırada ufaktan
gerilmeye neden olabiliyorlar. Mesela Kryll denilen uçan yaratıklar,
karanlıkta sürpriz ataklarla sizi bir anda parçalayabilirler. Onlardan
da korunmak için ışıklı olan bir yere gidin, böylece size
saldıramazlar. Ancak ışıklı bölgede iyice kalın ve karanlık tarafı emin
olana kadar iyice kontrol edin. Yoksa karanlık kısma girdiğiniz zaman,
bir daha gözünüz hiç ışığı görmeyebilir. Yaratıklar sizi bir güzel
mideye indirebilirler. GOW atmosferi, oynanışı, grafikleri vs… her
şeyiyle harika bir oyun. Ancak dikkat çeken son nokta oyunun çıkmadan
önce abartıldığı kadar da olmaması. Evet, oldukça detay ve silahı
doldurma kısmı gibi bir iki özellik bulunuyor. Fakat türe bir devrim
yapacak olan yenilik açıkçası yoktu. Peki bu neye yol açar? Aslında
hiçbir şeye yol açmaz. Çünkü Gears of War’taki atmosfer ve derinlik,
hepsinin ötesine geçiyor. Eğer bir oyun bir kişinin rüyalarına
giriyorsa, kendini yeniden oynatıyorsa, oyuncuyu içine çekiyorsa, en
önemlisi sağladığı mükemmel atmosfer ve savaş hissi şuana kadar çıkan
yapımlar içinde ender olarak bulunuyorsa; zaten diyecek başka bir laf
yoktur. Epic Games’i, Unreal’dan sonra karşımıza mükemmel bir daha oyun
çıkarttığı için ayakta alkışlıyorum. Baş tasarımcı Cliff Bleszinski,
X360’ın gücünü direk olarak yansıtmadıklarını ve diğer projelerinde
daha iyilerini yapacaklarını belirtiyor. Kısaca bu kadar başarılı bir
yapım arkasından ikincisinin daha iyi grafik, ses ve atmosferle gelmesi
kaçınılmaz.
“X360’ı olmayanlar ve oyunu oynamak isteyen PC sahipleri biraz daha
sabır etsin. Microsoft, Vista ile beraber birçok yapımı “Games for
Windows” olarak lanse etmeye başladı. Kısaca Halo 2’de olduğu gibi bir
süre sonra Vista’da çalışacak bir Gears of War karşımıza çıkabilir.”
işte oyundan resimler



























| |