aldatma hikayeleri
Nevin'den...
İnsan bir kere sevdi mi artık hiçbir şeyi gözü görmez hale geliyor.
Karşısındakine o kadar çok güveniyor ki, sanki o adam dünyanın en kötü erkeği
olsa bile onu asla üzmeyecek, onu öyle koruyacak ki dış dünyadan hiçbir kötü
düşünce dahi ona zarar veremeyecekmiş gibi geliyor. Doğruların bile değişiyor,
onun doğruları artık seni hayatta yönlendiriyor. "Z" dese bile "A"ya, sen onu
"A" olarak kabul ediyorsun. Seni birileriyle tanıştırdığında onu tarif ettiği
yere koyuyorsun. Evlenmemize sayılı günler kalmışken, evleneceğim adam beni
deliler gibi seviyorken hep bahsettiği fakat bir türlü tanışmaya fırsat
bulamadığım en sevdiği kankası meğer 3 yıllık sevgilisiymiş. Bunu hala inkar
etse de, aramızdaki ilişki ayrıldıktan sonra başladı gibi saçma laflarda bulunsa
da en başında kaybetmişti beni. Niye böyle bir oyun oynama gereği duydu
anlamıyorum bir türlü. Ben onun hayatına girdiğimde diğeri zaten vardı onun
hayatında. Beni çılgınlar gibi sevdiğini söylerken, gözlerinin içi parlardı.
Yalan söylemediğini, beni gerçekten sevdiğini biliyorum. Yoksa evlenmek
istemezdi. Sürekli beni mutlu etmek için çabalamazdı. İlişkimizde sorun olduğu
bir dönemde biraz ayrı kalma taraftarıydık. Aynı evde yaşıyorduk. Bir süre
bulunduğum şehri terketme ihtiyacı duydum. Döndüğümde ise ne göreyim: Yatağımda
bir kızın uzun siyah saçları. Benim olması imkansız bir renk ve uzunluk. İki
saat sonra ne görsem beğenirsiniz? Kapıyı kendi anahtarıyla açan bir kız. Ve
ta-ta-taaaam sevgili eşim olacak zırvanın en yakın kankası. Yataktaki saçların
sahibi. İşin en komiği de ne biliyormusunuz? İlişkiye ara vermemizin sebebi
benim en sevdiğim kız arkadaşımı, erkek arkadaşımın sevmemesi ve eve gelmesini
yasaklaması ve arkadaşımın da yanlış anlaşılmaları düzeltmek ve özür dilemek
için bize gelmesi. O bizdeyken tesadüf erkek arkadaşım eve geldi ve olan oldu.
Biraz ayrı kalalım dedik olmadı. İçeriye giren kız kendini tanıtmayı ihmal
etmedi, gayet gevşek bir biçimde ve 3 yıldır birlikte olduklarını onu bana
bırakmayacağını söyledi. O an benim dünyam tamamen değişti. Eşyalarımı topladım,
tek bir iğne bırakmadan çektim gittim. Bir buçuk yıl oluyor hala peşimde. Eskiyi
özlüyormuş. Bir şeyleri yoluna koyup beni istesem de istemesem de kaçıracakmış.
Onunla hala berabermiş ama sevmiyormuş. Ya ben bu adamı çok mu aramışım acaba?
Ama işte aşk böyle yapıyor adamı... Onu gördüğümde içim kalkıyor artık. Ama o
aralarda biriyle tanıştım, bu zamana kadar hala beni havalarda uçuruyor ve her
an yanımda. Tabii o günleri de unutmuş değilim. Haftalarca yataktan çıkmadan,
alkol komasına girip, gözlerimin yerlerinden çıkacakmış gibi olduğu zamanları
hiç unutmayacağım.
Deniz'den...
Sevgilimle tanışmamız tam bir Türk filmiydi. Üniversite öğrencisiydik,
birbirimizi 3. sınıfta fark ettik. Ders arası notlar yazıyorduk, sonra her
köşeyi döndüğümüzde çarpışıyorduk, gülümsüyorduk. Arkadaşlığımız ilerledi sonra.
Ders çalışmaya onlara gitmiştik, kütüphanede kimse yoktu. Önce uzun uzun
konuştuk sonra ilerledi. Derken güzel bir ilişki başladı. Her yere beraber
gidiyorduk. 24 saatimiz beraber geçiyordu. Araya yaz tatili girdi,
telefonlaşmalarımızı saymazsak hiç görüşmemiştik. Tatilden döndüm, aradım,
neredesin dedim. Evdeyim, karımla oturuyorum dedim. Ne karısı dalga mı
geçiyorsun dedim. Yoo dedi, seni seviyorum hala ama, karımı daha çok seviyorum.
Meğer evliymiş.
Elif'ten...
Merhaba ben 2 ay önce boşanmış bir bayanım ve 2 çocuğum var. Biri ağır zihinsel
engelli. Eşim beni defalarca aldattı. İlk defa ikinci çocuğum 7 aylık bebekken
öğrendim. Kadınla bizim yatağımızda sevişmişler ve bunu kameraya çekmiş. Kaseti
tesadüfen buldum ve izledim. Tabii çok büyük kavgalar ettik. Sonraki 13 yıl
boyunca eski sevgilisinin her doğum gününde onu aradığını öğrendim. O kadın 4
yıl önce boşanmış, son 3 yıldır görüşüyorlar. Bir de "eğitmenim, doğuluyum,
dürüstüm" diye hava atıyor. Yemediği halt yok. Bir de annesi yaşında Şükran diye
bir kadını idare ediyor. Emin olduğum bir şey var boynuzlarımın ren geyiğini
geçtiği. Bu arada beni de, ailemi de dolandırdı. Bu arada ben mi ne yapıyordum,
çocuğuma hayatta kalmayı öğretiyordum. Çocuğumun eğitimiyle ilgili bana hiç
yardım etmedi, sadece kendini mutlu etmeye çalıştı, üzülüyorum, her gün
ağlıyorum. 13 yılımın bir saniyesini bile helal etmiyorum. Boşandıktan sonra
kayınvalidemi aradım, okul açılana kızıma bakar mısınız diye sordum. Terapiler
için oğlumla doktora gidecektim. Bu sırada kayınpederimin, madem boşanırken
bakarım diye aldı, baksın, bakamayacaksa yetimhaneye versin diye bağırdığını
duydum. 13 yıl boyunca insanların bu kadar adi olabileceklerini tahmin
etmemiştim, ki boşanırken nafaka bile istemedim. Ben de telefonda, "Söyle ona,
her namazın ardından can çekişe çekişe ölsün diye dua edeceğim" dedim. İki
çocuğumun üzerine yemin ederim, evliliğim boyunca hiçbir erkeğe başımı kaldırıp
bakmadım. Bunları hak etmedim ben.
Pınar'dan...
Eşlerini katır statüsüne koyan zavallı evli erkekler! Unutmayın evdeki eşiniz de
sizi birçok erkekle aldatıyor olabilir. Kadınların zekaları, duyguları sizinkine
nazaran çok daha hızlı ve pratiktir. Evet ben aldattım çünkü katırgillerden
değilim ve aldattığımın ertesi günü mahkemeye gidip dava açtım. Sadece
aldatılmayı sürekli yaşayan ve susan ben, özgüvenimi tazelemek, kendime olan
saygıyı kaybetmemek ve bu evliliği noktalamak için aldattım kocamı. O gün için
bana göre en doğru şeyi yaptım. Ona verdiğim bir söz vardı, hayatımın sonuna
kadar hastalıkta, sağlıkta, yoklukta ve varlıkta ölüm bizi ayırıncaya kadar
senden ayrılmam demiştim, ama ayrıldım. İşte böyle aldattım kocamı. Ondan gizli
para biriktirip, kendi üzerime ev alıp, kendime güvence hazırlayıp,
aldatılmaktan kurtulmak için bu yolla aldattım. Bana tam 5 yıla mal oldu. Şimdi
bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum, 35 yaşındayım. Kendime saygım ve
özgüvenim var. Ayaklarımın üzerinde durup, evli erkeklere çelme takıyorum,
külahlarını alıp ters giydiriyorum. Şanslarını fazla zorlamıyorlar Allahtan. Bir
şey daha, ben kuş değilim diyorum. Her kuşun eti yenmezden daha iyi en azından.
İlk cümlede bunu anlayanlar daha zeki diye anlayabiliyorsunuz şimdiye kadar
çıkmadı! Gördüğünüz gibi aldatılmak ve aldatmak bazen çok işe yarayabiliyor,
yeter ki negatifleri pozitife çevirebilelim ve yeter ki hem cinslerimizi
aldatılan pozisyonuna koymayalım, yani kendimize olan saygıyı elden
bırakmayalım. Bu arada kocam tüm paralarını sevgili çıtırlarla yediği ve bir
kısmını da bana kaptırdığı için parasız pulsuz kaldı, eee biraz da yaşlandı.
Cebi boş olduğu için ona bakan da kalmadı. Annesinin yanında oturuyor. İşsiz ve
cazibesiz. Sevgiler...
Merve'den...
Deli gibi severken ve sevildiğini hissederken aldatılmak. Hala bunun bir rüya
olduğunu ve bir gün yine onun tatlı sesiyle uyanacağımı düşünüyorum. Onu hala
sevmek istiyorum ve bunun için hatayı kendime yüklüyorum. Zavallı kadınlar.
Aldatan da, aldatılan da sizsiniz aslında.
Seda'dan...
Partnerimle bir akşam evlerinde oturuyor ve sohbet ediyorduk. Daha sonra
beklenen sonun olması için yatak odasına geçtik. Yatakta sadece ve sadece
kendini düşünen biri olduğundan hiç zevk almamıştım, ama bir o kadar da
istekliyim. Ve ertesi günü benden de yaşça küçük olan ablamın kaynını çağırdım
yanıma ve harika bir gün geçirdim. Ben partnerimi bu kişiyle hep aldatıyorum,
çünkü yatakta inanılmaz.
Sema'dan....
Bir zamanlar çok sevdiğim kocamla 10 yıl evvel ayrıldık. Birbirimizi çok
sevmemize rağmen. Onunla 17 yaşındayken evlenmiştim. Henüz çocuk yaşta yani. 3
yıl mükemmel bir evlilikti. Daha sonra bebek istedik ama olmadı. Doktorlar
eşimden kaynaklandığını söylediler. Dünyada en çok istediğim şeye, bir bebeğe
belki de hiç sahip olamayacaktım. Bu duygu beni arayışlara sürükledi. Yeniden
beğenilmek, aşık olmak duygularımı tetikledi. Ve kendimden iki yaş küçük biriyle
aldattım kocamı. Daha sonra buna ben bile inanamadım çok suçlu hissettim
kendimi. Evimize gelip giden bir iş arkadaşımdı. Tabii çok kısa sürdü ilişkimiz.
Daha sonra bir doktorla beraber oldum. Ama bu arada boşanma davasını açmıştım
bile. Daha sonra o doktorla nişanlandım, ancak belki de kendime olan saygımı
yitirdiğim için o ilişki de sonlandı. Hayallerim yıkılmıştı ve kocam benimle
ilgili değildi, ancak beni çok seviyordu ve güveniyordu. Ama ben bu durumu
sadece bebeği olmuyor düşüncesiyle kullandım belki de. Bugüne kadar bu
yaptıklarımı kendime bile söyleyemedim, bu gerçekten kaçtım. Böyle bir köşede
bunu sizinle paylaştığım için çok iyi hissediyorum kendimi teşekkürler. İnsanlar
aldatmayı bir boşluk hissi içinde yaşıyorlar yoksa bu bir ahlaksızlık değil ve
biliyorum ki birçok kişi bu durumda acı çekiyor. Kendinizle paylaşamadığınız bu
durumu kiminle paylaşabilirsiniz ki; sizinle birlikkte sır olup toprağa girene
kadar bu günahla yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü Türkiye'de kadın olmak
gerçekten zor. Eğer bastırılmışlık ve öğretiler olmasa kadınlar
aldatma konusunda erkekleri sollayabilirler.
Buna eminim çünkü kadınların beğenilmek gibi bir zaafları var. Ve erkekler de bu
durumu kullanabilecek kadar cesurlar. Yani korkaklar. Bana göre hayatta en kötü
olan bir insanın kendini aldatması.
Leyla'dan...
İlk yıldönümümüzde bana tek taş bir yüzük almıştı. Bana bu yüzüğü verirken
hiçbir manevi değeri olmadığını, söz veya nişan simgesi olarak görmememi
söyledi. Yine de ben o yüzüğü her zaman ters çevirerek alyans gibi kullandım.
Bir cuma gecesi bana saat 22:30'da "İyi geceler canım" diye mesaj gönderdi.
Cumartesileri çalışmıyor, cuma gecesi bu kadar erken yatması bana tuhaf geldi.
Genelde geç saatlere kadar oturur. Mesajı okuyunca boğazımdan mideme doğru sıcak
bir sıvının aktığını hissettim. İçim yanıyordu. İlerleyen saatlerde ne zaman
baktıysam yüzük ben çevirmediğim halde hep düz duruyordu. Neyse deyip yattım.
Cumartesi günü saat 13:00'de onu aradım, annesi hala uyuduğunu söyledi. O zaman
gerçekten de ters birşeyler olduğunu anladım ve "Akşam o kadar geç kalmamasını
söylemiştim, çok mu geç geldi" dedim. Annesi de dışarı çıktığını bildiğimi
zannederek "Ben komşudaydım, saat 23:00'de döndüm. Geldiğimde yoktu, sonra da
yattım, kaçta geldiğini bilmiyorum" dedi. Anında titremeye başladım. Dünya
başıma yıkıldı. Tek düşündüğüm şey "yine mi" oldu. Evet bunu daha önce de
yaşadım. O gün onunla görüştüm ve bana her şeyi itiraf etti. ICQ'da tanışmış...
"Bir daha asla" dedi, yine affettim. Çünkü ben bir aptalım.
Derya'dan...
Ekim ayında tam 1 sene olacak eşimi aldatmaya başlayalı. Bu zaman süresince ayda
en az bir iki kez onu aldattım. Ama bu konuda istikrarlıyım çünkü hep aynı kişi.
Tek problem o kişinin arkadaşımız olması. Ama cinsel anlamda o kadar mükemmel
anlaşıyoruz ki, gözümüz başka bir şey görmüyor. Onun eşi de benim eşim de acayip
kıskanç, şunu çok iyi öğrendim ki isteyince her şey oluyor, eşinizle günde en az
15 kere telefonla konuşsanız bile isteyince ayarlayabiliyorsunuz.
Nisa'dan...
Aldatmak her iki taraf için de zor bir durum ama, insan her zaman altın tepside
daha iyi bir şeyle karşılaşınca da, bu durum kaçınılmaz oluyor. Ben dokuz yıldır
çok sevdiğim ve evlenmeyi düşündüğüm birini şu an tabiri caizse aldatıyorum.
Fakat nedeni araştırılmalı. Aldatmak neden çözüm gibi görülsün, bunu her iki
taraf da konuşarak çözebilir bence. Ben daha denemedim ama ama şunu biliyorum
hak etti, kesinlikle hak etti. Bir insanın üstüne bu kadar gelmemeliydi,
sevdiğim de olsa yaptım ve pişman değilim.
| |