Egemenlik Kayıtsız
Şartsız Milletindir.
Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir
milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar "Tam
Bağımsızlık" ve "Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlik"ten ibarettir. Yeni Türkiye
devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız
Egemenliğidir...
Bütün ümidim gençliktedir.
Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz
kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
Ne mutlu Türküm diyene !
Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,
irfanı hür nesiller ister.
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.”
Biz büyük bir
inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
Devrimin amacını
kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
Muallimler!
Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler
yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin
maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın
zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam
edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
Öğretmenden,
eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği
kazanmamıştır.
Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç
evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye
karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek
idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o
düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu
koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını
esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim
bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim
sözümü tekrar ediniz.
İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile
çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa,
bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü
meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha
tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun
yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir."
Gençler
cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye
ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en
kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek
karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek
sizin elinizdedir.
Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
Söz
konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
Yorulmadan beni takip
edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak
olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil,
yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden
beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir,
fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet
yorulanları dinlendirmeden yürütür.
Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim
yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün
terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
Okul, genç beyinlere insanlığa
saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
Okul
sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk
sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Müsbet
bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu
kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli,
kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
Türk çocuğu ecdadını
tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bilelim ki, milli
benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
Biz cahil
dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim,
hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç
okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Biz Türkler, bütün
tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
Ne kadar
zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık
karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
Özgürlük ve bağımsızlık
benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan
bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî
ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir
millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi
mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben
şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde
mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını
esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı
kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve
memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her
biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir
hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi
bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
Milli egemenlik öyle
bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur.
Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya
mahkumdurlar.
Cumhuriyet fikir
serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı
duyarız.
Yurtta sulh, cihanda sulh.
Türk milletinin istidatı ve kati kararı medeniyet
yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan
idare, cumhuriyet idaresidir.
Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü
öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
Gerçi bize milliyetçi
derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet
ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim
milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
Milli mücadelelere
şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş
meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı
sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
Milli his ile dil
arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin
gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter
ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen
Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Bir dinin
tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
Her fert
istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip
olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine
sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
Türk
Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan
ilerlemektir.
Medeni
olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
Büyük
dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler
çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış
tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de
nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
Arkadaşlar,
efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler,
müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet
tarikatıdır.
Medeniyetin
emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
Biz dünya
medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik
edeceğiz.
Dünyanın her
tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
Bizim devlet
idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların
dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil,
doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
Milletimiz
her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük
Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim
hepimizin en kutlu vazifemizdir.
İnsan
topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki,
bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin
bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle
bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
Ey kahraman
Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye
layıksın.
Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl
zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve
kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın
Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne
çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen
ve buna kesinlikle emin olanlardanım.
Anaların bugünkü
evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün
anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü
hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına
bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok
feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası
olmak istiyorlarsa.
Ben icap
ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
Çalışmak demek,
boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve
her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde
etmek için belli başlı bir vasıtadır.
Zafer, bir fikrin
istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir
fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir
gayrettir.
Her büyük meydan
muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya)
doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
Türkiye'nin
asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha
çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını
güder.
Ekonomik
kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı
Türkiye idealinin belkemiğidir.
Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve
kurtuluşun anası hürriyettir.
Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul
olunamaz.
Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi
olur.
Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına
bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
Güzel Sözler Dönmek
için Tıklayınız..