Gurur, kıskançlık ve hırs insanların kalplerini ateşleyen üç ateştir.

 
Ana Sayfa Maç Sonuçları Oyun Video Eğlence Fıkralar Müzik Dinle Şarkı Sözleri Güzel Sözler

 Ana Sayfa
 Canlı Maç Sonuçları
 Oyun
 Video
 Eğlence
 Evet Hayır
 Program
 Fıkralar
 Şiirler
 Şarkı Sözleri
 Güzel Sözler
 Bilgi Yarışması
 Canlı Tv
 Resimler
 Rüya Tabiri
  Astroloji
 Döviz Bilgileri
 Hava Durumu
 Müzik Dinle
 Yemek Tarifleri
 Msn Messenger
 Kadın Sağlık Güzellik
 İngilizce Sözlük
 Dini / Harika
 İtiraf
 Favorilere Ekle
 İletişim










Seray sever


Kango


1234567891011121314
 

  Ahi Evren kimdir

 


Ahi Evren kimdir

Ahî Evren'in hayatıyla ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, onun kişiliği üzerindeki sis perdelerini dağıtmış ve hayatı hakkında daha geniş bilgilere ulaşılmasını sağlamıştır(1).

Ahî Evren'in tam adı Şeyh Nasreddin Mahmut el-Hoyî'dir. Hoyî nispetinden de anlaşılacağı gibi, Ahî Evren aslen Azerî Türklerinden olup, Azerbaycan'ın Hoy kasabasındandır. Ahî Evren'in tahminî olarak Hicri 567 (Miladi 1175)'de Hoy'da doğduğu ve 93 yıl yaşadığı, büyük bir ihtimalle Türkmenlerin devrin Selçuklu sultanına karşı başlattıkları Kırşehir isyanında öldürüldüğü ifade edilmektedir(2).

Ahî Evren lakabı ile meşhur olan Şeyh Nasreddin Mahmut el Hoyî'nin çocukluğu ve ilk eğitim dönemi, memleketi olan Azerbaycan'da geçtikten sonra, Horasan'a giderek Fahrettin Razî'nin eğitim halkasına katılır ve ondan feyz alır. Fahrettin Razî'nin büyük kelâm âlimi olması, Şeyh Nasreddin Mahmud'un da eğitim halkasında Şer'i ilimleri öğrendiğini ortaya koymaktadır. İlk tasavvufî terbiyesini Horasan ve Maveraunnehir'de Yesevî dervişlerinden alır. Zaten adı geçen yerlerde Yesevî tarikatı yaygındır(3).

Horasan'daki tasavvufî düşünceden feyz alması ve onun Horasanlı oluşu, yetiştiği ortam dolayısıyla, düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur(4). Daha sonra Hac seyahati için memleketinden ayrıldığı ve bu seyahat esnasında Şeyh Evhad'ud-Din Kirmanî ile tanıştığı ve ona murîd olduğu bilinmektedir.

Ahî Evren, şeyhi olan Evhad'ud-Din Kirmanî'nin kızı Fatma ile evlenerek aynı zamanda damadı olmuştur. Ahî Evren kayınpederi ve şeyhi olan Kirmanî ile beraber Abbasî Halifesi Nasır Lidinillah tarafından Anadolu'ya gönderilmiştir(5).

Anadolu'ya gelen Ahî Evren ilk önce Kayseri'ye yerleşmiş ve burada bir debbağlık atölyesi kurmuş, Şeyhi ile beraber Anadolu'nun şehir, kasaba ve köylerini dolaşarak Ahîlik anlayışının yayılmasına ve teşkilatlanmasına öncülük etmiştir(6).

Ahî Evren devrin Selçuklu sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından sevilmiş ve sultana yakın olmuştur. Bu devirde tarikat pirlerinin, siyasî faaliyetlere iştirak ettikleri, hatta bazen sultanların üzerlerindeki nüfûzlarının hissedildiği bilinen bir gerçektir(7).

Ahî Evren, Mürşidu'l-Kifaye ve Yezdân Şınaht isimli eserlerini Konya'da sultan Alaaddin Keykubad'a sunmuş ve onun isteği ile İbn Sîna'nın "Risale fi'n-Nefs'in Natıka" isimli eserini Farsça'ya çevirmiştir. Sultanın oğlu tarafından (II. Gıyaseddin) zehirlenerek öldürülmesinden sonra, Ahî Evren'in devrin sultanı ile münasebeti azalmıştır. Çünkü, devrin sultanı II. Gıyaseddin'e karşı komplo hazırlamakta olan sadrazam Sadettin Köpek tarafından kurulan bir teşkilata yardım etmekle suçlanan Ahî Evren ve birçok Ahî tutuklanarak, işkencelere maruz kalmışlardır. Aslında Ahîler II. Gıyaseddin'e karşı oldukları gibi, Ahî dostu olan Kemalettin Kamyar'ı öldürten Sadettin Köpek'e de karşı idiler.

II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine yerine geçen oğlu II. İzzeddin Keykavus, babası zamanında tutuklanan Ahî ve Türkmenleri serbest bırakmıştır. Beş sene tutuklu kalan Ahî Evren de serbest bırakılmış ve Denizli'ye gitmesine müsaade edilmiştir. Menakıb-nâmelere göre burada bahçıvanlık yapmış, Denizli'de belirli bir müddet kaldıktan sonra yerine talebesi ve müridi olan Ahî Sinan'ı halife bırakarak Konya'ya dönmüştür.

Ahî Evren'in Konya'ya dönüşü özellikle Mevlevîler tarafından hoş karşılanmamış, Moğol yönetimini benimseyen Mevlevîlerle Ahîler arasında çekişmelerin yeniden şiddetlenmesine zemin oluşturmuştur. Mevlevîlerle Ahîlerin arasında cereyan eden çekişmenin bir diğer sebebi de; Türkmenlerin, devlet yönetiminde bulunan Fars unsuruna karşı çıkmaları ve yönetimi ele geçirme arzusundan kaynaklandığı ifade edilmektedir(Cool.

Mevlevîlerin Moğol yanlısı bir tavır takınmaları ve Ahîlerle olan çekişme ve mücadeleleri Mevlânâ'nın şeyhi Şems-i Tebrizî'nin öldürülmesine kadar devam etmiş, Şems-i Tebrizi'nin öldürülmesi üzerine Ahî Evren Hz. Mevlânâ'nın oğlu Ala'ud-Din Çelebi ile beraber Kırşehir'e gidip oraya yerleşmiştir(9).

Bir kısım Ahî ileri gelenleri de Moğol baskısının ulaşamadığı uçlara gitmişlerdir ki, bunlar ileride Osmanlı Beyliğinin kuruluşunda önemli rol oynayacaklardır.

Başta Ahî Evren olmak üzere bütün Ahî müritleri diğer Türkmenlerle birlikte putperest Moğol istilasına ve Moğol yönetimini benimseyenlere karşı direnmişlerdir. Özellikle Kayseri şehrinde olan Ahîler bu direnişlere öncülük etmişler, fakat ihanete uğramaları neticesinde kılıçtan geçirilmişlerdir. Ahî Evren'in o sırada tutuklu oluşu katliamdan kurtulmasını sağlamıştır(10).

II. İzzeddin Keykavus ile IV. Rukneddin Kılıçaslan arasında cereyan eden saltanat kavgası ve Moğolların Kılıçaslan'ı desteklemesi sonucu, Kılıçaslan tahta oturmuş, bunun üzerine II. İzzeddin Keykavus'u tutan Ahî ve Türkmen ileri gelenleri tekrar katliama tâbi tutulmuşlardır. Bu arada Kırşehir Emirliğine Nureddin Caca tayin edilmiştir.

Kırşehir'de ikâmet etmekte olan Ahî Evren ve diğer büyükler, bu tayine karşı çıkarlar ve ayaklanırlar. Ankara, Aksaray, Çankırı, Kastamonu ve Uçlarda isyanlar başlar ve en büyük isyan ve direniş Kırşehir'de olur. Kırşehir üzerine asker sevk edilir ve isyan edenler kılıçtan geçirilir. Bu isyanda Ahî Evren ve Mevlâna'nın oğlu Alaaddin Çelebi de muhtemelen öldürülmüşlerdir. 1261 yılına rastlayan bu hadise ile Ahî Evren'in hayatı son bulmuş, fakat fikirleri uzun yıllar varlığını korumuştur. Ahîlik anlayışı Osmanlı'nın sosyal hayatı vasıtasıyla günümüze kadar ulaşmıştır.

DİPNOTLAR
1) Bayram, M., "Ahî Evren Kimdir?", Türk Kültürü Dergisi, Sayı. 191, Ankara, 1978, s. 18-20.
2) Bayram, M., "Ahî Evren'in Öldürülmesi ve Ölüm Tarihinin Tesbiti" İ.Ü. E.F. Tarih Enstitüsü Dergisi, Sayı 12, İstanbul, 1982, s. 534.
3) Ahmet-î Yesevî, "Divan-ı Hikmet'ten Seçmeler", (Haz. K. Eraslan) Ankara, 1983, s. 27.
4) Şapolya, E.B., a.g.e., 1964, s. 27.
5) "Kadın Ansiklopedisi", a.g.e., Cilt II., s. 516.
6) Bayram, M., a.g.e., 1978, s. 24.
7) Köprülü, M.F., a.g.e., 1976, s. 195-198.
Cool Bayram, M., a.g.e., 1978, s. 25.
9) A.g.e., s. 522.
10) Bayram, M., "Anadolu Selçukluları Devrinde, Anadolu Bacıları Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir?", Belleten, Sayı 180, Ankara, 1981, s. 465.

AHİ EVREN'İN FİKİRLERİ

Ahî Evren olarak meşhur olan Şeyh Nasireddin Mahmut el-Hoyî, ilk eğitimini Yesevî tarikatının yaygın bir şekilde bulunduğu Azerbaycan'da almış ve daha sonra ünlü İslâm âlimi Fahrettin Razi'nin eğitim halkasına katılarak ondan ders almıştır. Kayınpederi ile birlikte fütüvvet anlayışını Anadolu'da yaymak için Abbasi Halifesi Nasır'ın elçiliğini de yapmıştır. Buradan hareketle Ahî Evren'in fikirlerinin oluşmasında etkin rol oynayan faktörler şu şekilde sıralanabilir:

- Yesevî Tarikatı
- Fahrettin Din Razi'nin tedris halkası
- Kayınpederi Evhad'ud-Din Kirmani
- Fütüvvet Anlayışı.

Ahî Evren'in yaşam biçimini etkileyen faktörler ve bu etkiyle oluşan, kendisini pir kabul edenleri derinden etki altına alan fikirleri ve fikirlerinin pratiğe dönüşümleri Ahîliğin anlaşılmasında önemli yer tutar. Bu fikirler iki kısımda incelenebilir:

1. Sanatkârlık
2. Cihat

Ahî Evren'e göre Ahîliğe girenlerin bir sanata sahip olmaları gerekir. Çünkü Ahî helal kazanmakla görevlidir. Helal kazanmanın yolu kişinin kendi emeği ile geçinebileceği bir mesleğe sahip olmasından geçer. Ayrıca, zengin olan başkasına daha çok hizmet edebilir. Ahî Evren'e göre Ahî olan aynı zamanda cihat idealine de sahip olmalıdır. Çünkü, cihat Kur'an'da farz kılınmıştır.

Ahî Evren iki ana başlık altında toplanabilen fikirlerini, Ahmet Yesevî gibi, halkın anlayacağı bir dille anlatmış ve yaymıştır. Esasında o eser yazacak kadar âlimdir. Ancak, Ahî Evren pratik hayata ağırlık vermiştir. Onun bu yaklaşımı, fikirlerinin Anadolu'da çabuk yayılmasına sebep olmuştur. Ahî Evren Sünni, Şafiî ve Ehl-i Sünnet çerçevesinde olan tarikat anlayışına sahip oluşu kesinlik kazanmış bulunmaktadır(1). Fıkıhta Şafiî mezhebine mensup olan Ahi Evren, müridlerine Kur'an ve Sünnet doğrultusunda fikirler telkin etmiştir.

Ahîlerin hayatları ve yaşayışları incelendiğinde bu fikirlerin varlığı her zaman görülür. Ahîler, pirlerinin telkin ettiği Kur'an ve Sünnet hükümleri gereğince yaşamışlar ve çevrelerindeki kişilerle bu fikirler doğrultusunda ilişkide bulunmuşlardır.

DİPNOT
1) Bayram, M., "Baba İshak Harekatının Gerçek Sebebi ve Ahî Evren ile İlgisi", Diyanet Dergisi, Cilt 18, Ankara, 1979, s. 78.

AHİ EVREN'İN ESERLERİ

Ahî Evren'e ait olduğu belirlenen eserler incelendiğinde, onun dinî ilimlere vakıf olduğu ortaya çıkar. Ahî Evren'in eserleri şunlardır(1).

1. Metâliu'l-İman
2. Menahic-i Seyfî
3. Tabsiratu'l-Mübtedi ve Tezkiretü'l-Müntehi
4. Yezdân-Şinaht
5. Murşidu'l-Kifaye
6. Ağaz u Encam
7. Medh-i fakr u Zemm-i Dünya
8. Risale-i Arş
9. Mukâtebat Beyne Sadruddin Konevî
10. Cihat-Nâme
Bu eserlerden "Menahic-i Seyfî", bir ilmihal kitabıdır(2).

DİPNOTLAR
1) Bayram, M., a.g.e., 1978, s. 21.
2) Bayram, M., a.g.e., 1979, s. 78.

    Ahi Evren kimdir Konusu 17583 kere okundu.
Bu sayfayının linki aşşağıdadır :
 
 
 

Neşe karaböecek - yağmur ağlıyor

Tarkan - gül döktüm yollarına

Hakan peker - camdan cama

Berdan mardini - yaramın

Özgün - günahkar

Yıldız tilbe - çöpteyim

Zara - kesik çayır

Berdan mardini - aşığım aşık

Cengiz imren - gönül durmaz

Sibel can - melekler

Haluk levent - dağlar

Şebnem ferah - kadınım

Sagopa Kajmer - Kolaysa anlat

Özgün - şeytan

Mustafa ceceli - unutamam

çanakkale türküsü dinle

Sagopa kajmer - monotonluk marat

Orhan gencebay - kahrolayım

Ayça - yıkılıyo

Aslanlar sahada tribünler ayakta

 Bakılması Gerekenler    Msn Messenger  Son Eklenen Yazılar
  Sezen Aksu - bir kış misali
Haluk levent - çemberimde gül oy
Serdem Coskun - Hey sana diyorum
Zara - beyaz giyme toz olur
Ebru yaşar - zehir oluyor
Baha - nasip değilmiş
Özgün - kıvır
Gökhan Özen - aramazsan arama
Yıldız tilbe - ben mahsumum
ibrahim tatlıses - akdeniz akşam
Şebnem ferah - bu aşk fazla sana
Neşe karaböecek - kemancı
Emre altuğ - kapış kapış
Özcan deniz - canım
Cengiz kurtoğlu - aşkımıza ağlıy
4 Yüz - Son Perde
intizar - ölde öleyim
ibrahim tatlıses - neler gördüm
Sezen Aksu - ne kavgam bitti ne
Ebru gündeş - Hayatta başarılar
 

Msn 8.5 çoklu oturum açma
Msn Nickleri nasıl yüklerim
Msn'ne dinliyorum özelliği
Hepsi 1 avatar
damar msn nickleri
Msn iptal etme
Romantik msn nickleri
Araba avatarları
Anlamlı msn nickleri
Atatürk ün söylediği sözler
Msn spaces iptal etme
Trabzonspor avatarları
Yalnızlık resimleri
Yazılı süper avatarlar
Duygusal msn nickleri
karizmatik msn nickleri
Hayvan avatarları
Korkunç msn avatarları
aşk nick aşk nickleri
Harika msn ifadeleri

  Yıl başı nickleri 2008
windowslive veya live mail alma
Trabzonspor avatarları
Beşiktaş avatarları
Msn spaces iptal etme
Msn spaces nasıl açarım
Hotmail adresi almak
Msn Nickleri nasıl yüklerim
Çeşitli msn ifadeleri
Karışık güzel ifadeler
ehh işte idare eder
Harika msn ifadeleri
Karışık ifadeler
By ifadeleri
Türkiye avatarları
Hepsi 1 avatar
Bebek avatarları
Yalnızlık resimleri
Rock metal avatarlar
Kalp msn avatarları
 
 
Ana Sayfa   /   Oyun   /   Video   / Eğlence   /   Program   /   Fıkralar   /   Şiirler   /   Şarkı Sözleri/   Hakkında

12345678910111213 1234567891010123456789101112131415161718192021222324252627282930313233  1012112123 1231234567

Copyright © 2007 Tüm Hakları Saklıdır