Köpeklerin dudaklari degdi diye deniz kirlenmez. (MEVLANA)

 
Ana Sayfa Maç Sonuçları Oyun Video Eğlence Fıkralar Müzik Dinle Şarkı Sözleri Güzel Sözler

 Ana Sayfa
 Canlı Maç Sonuçları
 Oyun
 Video
 Eğlence
 Evet Hayır
 Program
 Fıkralar
 Şiirler
 Şarkı Sözleri
 Güzel Sözler
 Bilgi Yarışması
 Canlı Tv
 Resimler
 Rüya Tabiri
  Astroloji
 Döviz Bilgileri
 Hava Durumu
 Müzik Dinle
 Yemek Tarifleri
 Msn Messenger
 Kadın Sağlık Güzellik
 İngilizce Sözlük
 Dini / Harika
 İtiraf
 Favorilere Ekle
 İletişim










Avril Lavinge Resimleri


Rural racer


1234567891011121314
 

  nas süresi anlamı

 


nas süresi anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- De ki: İnsanların Rabbine sığınırım,
2- İnsanların malikine,
3- İnsanların (gerçek) ilahına;(1)
4- 'Sincice kalplere vesvese ve kuşku düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden.
5- Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku, kuruntu fısıldar) ;(2)
6- Gerek cinlerden, gerekse insanlardan(3) (olan her hannas'tan Allah'a sığınırım) .

AÇIKLAMA


1. Felak suresinde olduğu gibi burada da "eûzü billahi" denilerek Allah'ın üç sıfatı zikredilmiş ve O'na sığınılması telkin edilmiştir. Birincisi; "Rabb'in nas'tır" yani insanları yetiştiren, mürebbisi, sahibi ve efendisi olan Allah. İkincisi "Melik'in Nas"tır; yani bütün insanların padişahı ve hükümdarı olan Allah. Üçüncüsü; "İlah'in Nas"tır. Yani, insanların gerçek mabudu olan Allah. (İlah'ın Kur'an-ı Kerim'de iki anlamda kullanıldığı bilinmelidir. Birincisi, mabud olmadığı halde, kendisine ibadet edilen şahıs veya bir şeydir. İkincisi, kendisine ibadet edilmesi gereken gerçek mabuddur. O'na ibadet edilse de, edilmese de O ilahtır. Allah (c.c.) için nerede ilah kelimesi kullanılmışsa, bu ikinci anlamda kullanılmıştır.) Bu üç sıfatın zikredilmesinin nedeni; "İnsanların Rabb'i, Melik'i ve Mabud'u olarak kamil iktidar sahibi ve kullarını korumaya kadir olan Allah'a sığınırım. Ancak O, insanların kendi kendilerini kurtaramayacağı şeyden onları kurtarır." inancının pekişmesi içindir.
Sadece bunun için değil O'nun (c.c) ; Rabb, Melik ve İlah olduğunu vurgulamak içindir de. O'nun dışında hiçkimseye sığınılmayacağını ve gerçek sığınağın O (c.c) olduğu inancını güçlendirmek de bu nedenler arasındadır.
2. Burada "Vesvâsil Hannâs" kelimesi kullanılmıştır. "Vesvas"ın anlamı, "tekrar tekrar vesvese veren"dir. Vesvesenin anlamı insanın kalbine ona hissettirmeden peşpeşe kötü düşünce sokmaktır. "Vesvese" kelimesinde yapılan fiilin sürekliliği, tekrarı sözkonusudur. "Zelzele" kelimesindeki tekrarda olduğu gibi. Çünkü insanı bir zerre kışkırtmak yeterli olmaz. Ona bir fiili işletebilmek için onu tekrar tekrar kışkırtmak gerekir. İşte bu çalışmaya "vesvese", vesveseyi verene de "vesvâs" denir. "Hânnâs" kelimesine gelince, bu kelime Hunus'tan türemiştir. "Hunus"un anlamı açığa çıktıktan sonra saklanmak veya ileri çıkıp geri çekilmektir. "Hannas" "hunus"un mübalağa siğasıdır. Bu nedenle "hannas" kelimesi sözkonusu fiili çokça yapan, tekrarlayan anlamına gelir. Burada vesvese verenin vesvese vermek için insana tekrar tekrar geldiği açıktır. Bunun yanına "hannas" kelimesi gelince anlam şöyle olur: Vesvese veren ve geri çekilen, tekrar tekrar gelerek vesvese vermeye çalışan. Diğer bir ifadeyle birincisinde başaramadığında vesvese vermek için tekrar tekrar ikinci, üçüncü, dördüncü defa gelen.
"Vesvasil Hannas"ı anladığımıza göre şimdi de onun şerrinden Allah'a sığınmanın ne anlama geldiği üzerinde duralım. Bu şerden Allah'a sığınmanın anlamı, şerrin kalbe yerleşmemesi için Allah'a dua etmek ve sığınma isteminde bulunmaktır. İkinci anlamı; Allah (c.c.) yolunda çalışanın aleyhinde halkın kalbine vesvese verene karşı daima Allah'a sığınmaktır. Hakka davet edenler için, kalplerine vesvese verilenlerin herbirine tek tek ulaşıp bu olumsuzluğu düzeltmenin mümkün olamayacağı açıktır. Hak davetçilerinin, Allah'a daveti bırakarak her bireyin davetçiler hakkındaki yanlış düşünceleri düzeltemeyeceği ve ithamlara cevap veremeyeceği ve bunlar için vakit ayıramayacağı bilindiğine göre, tek çare bütün bunlardan Allah'a sığınmaktır. Ayrıca muhaliflerin seviyesine inerek kendini savunmak için onlara cevap vermesi de uygun değildir. Onun için Allah, hak davetçilerine yol gösterir ve şöyle buyurur: "Şerre karşı Allah'a sığınarak hiçbir şeye aldırmadan davete devam edin. Çünkü buna karşı çıkmak sizin göreviniz değildir. Bu; Rabb'in nas, Melik'in nas ve İlah'in nas'ın işidir."
Burada vesvesenin, şer fiilinin başlangıcı olduğu sonucu da çıkmaktadır. Vesvese, gafil ve zihni boş olan bir insan üzerinde önce etkili olur ve kalbinde kötülüğe istek meydana getirir.
Bu kötü niyet daha sonra irade haline gelir ve vesvesenin de etkisiyle irade pekişir. Son adımda ise şer amel ortaya çıkar. Vesvese verenin şerrinden Allah'a sığınmanın anlamı, Allah'ın henüz başlangıcında şerri yoketmesidir.
Olaya başka bir açıdan yaklaşırsak, vesvese verenlerin çabasını şu şekilde sıralayabiliriz: İnsanı, önce küfür, şirk, ateistlik, Allah (c.c.) ve Rasulüne isyan ve müminlere karşı düşmanlık için kışkırtırlar. Eğer bunda başarılı olamamışlarsa ve kışkırtılan kişi oyuna gelmeyerek İslam'a girmişse, bu kez onu İslam içinde bid'ata teşvik ederler. Bunda da başarılı olamazlarsa, onu günaha teşvik ederek, bunlarda bir sakınca olmadığını telkin ederler. Böylece küçük günahların birikerek büyük günahlara dönüşmesini isterler. Bunda da başarılı olamazlarsa, söz konusu kişinin müminliğinin kendisi ile sınırlı kalmasına ve galip gelmek için çalışmasına çaba gösterirler. O şahıs tüm bunlara rağmen hiç bir oyuna gelmezse, cin ve insanlardan bütün şeytanlar saldırıya geçerek halkı onun aleyhine kışkırtırlar. Bu noktada şeytan, mü'min insana gelerek şöyle kışkırtır: "Bunlara tahammül etmen korkak olduğunu gösteriyor. Aslında senin de onlara karşılık vermen gerekirdi." Bu, şeytanın son silahıdır. Şeytan böylece Hak davetçilerini saptırmak ve verimsiz bir alana itmek ister. Davetçi eğer bu tuzaktan da kurtulursa, şeytan çaresiz kalır, Bu konuda Kur'an'da şöyle buyurulur: "Eğer şeytanın seni kışkırttığını hissedersen Allah'a sığın!" (Araf: 200, Fussilet: 36) , "De ki: Şeytanın kışkırtmasından Sana sığınırım" (Mu'minun: 97) . "Muttakilerin durumu, şeytandan kötü bir düşünce geldiğinde hemen Allah'ı hatırlayarak doğru yolu bulmalarıdır." (A'raf: 201) Şeytanın son tuzağından da kurtulanlar hakkında Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:
"....Buna ancak nasip sahipleri eriştirilir." (Fussilet: 35)
Burada bir başka noktaya da dikkat edilmelidir. O da, insanın kalbine sadece dışarıdan cin ve şeytanlardan vesvese gelmediğidir. İnsanın kendi nefsi de vesvese verir. Yanlış düşünce ve sapmış aklın da vesvese vereceği ihtimal dışında değildir. İnsanın gayri meşru istek ve hevesleri, irade gücü ve muhakemesinin de onu saptırabileceği bilinmelidir. Bu konu Kur'an-ı Kerim'de şöyle açıklanmıştır: "Biz onun nefsinin ne vesveseler verdiğini biliriz." (Kaf: 16) . Rasulullah cuma namazı hutbesinde okunması sünnet olan duada şöyle buyurmuştur: "Nefsin şer ve fitnelerinden Allah'a sığınırız." (Neuzu billahi min şururi enfusina.)
3. Bazı ehli ilme göre vesvese verenler iki çeşittir. Birisi cin, diğeri ise insandır. Buna dayanarak söz konusu müfessirler ayetteki "Nas" kelimesinin hem insanı hem de cini kapsadığını söylemişlerdir.
Kur'an'daki "Ricalun (erkekler) " kelimesinin cinler için de kullanılmış olmasını (Cin:6) , "Nefer" kelimesinin aynı zamanda cin topluluğu için de kullandığı (Ahkaf: 29) delil göstererek; "Nas" kelimesinin cin ve insana da şamil olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak bu açıklama doğru değildir. Çünkü "nas", "ins" ve "insan" kelimeleri lugat yönünden cin kelimesinin zıddıdır. Cin'in asıl manası gizli mahluktur. Cinler, insanın gözünden gizli olduğu için onlara cin denir. Bunun tersine "nas" veya "ins" kelimesi açık, görünür ve hissedilebilir olduğu için bu kelime ile nitelenmiştir. Bu kullanım Kasas suresi 29. ayette "ânes" kelimesinin, "rea (görmek) " anlamında kullanılması gibidir (ânese min canib't tûri nara) . Yani Hz. Musa'nın Tûr dağının yanında ateşi görmesini "rea" kelimesi ile değil de "ânes" kelimesi ile karşılanması gibi... Nisa suresi 6. ayette de; "fe in ânestum minhum rüşda." Yani "onların büluğa erdiğini hissettiğinizde.." ifadesine göre "anes'in anlamı, "âsestum (hissettiğinizde) " veya "raeytum (gördüğünüzde) "dur... Örnekten de anlaşılacağı gibi "nas"ın anlamı lugat yönünden "cin" kelimesi için uygun olamaz. Dolayısıyla konumuz olan ayetin doğru anlamı; "Cinlerden ve insanlardan olabilen ve insanların kalbine vesvese veren şey" şeklindedir. Yani diğer bir ifadeyle vesvese verme işini cin şeytanları da, insan şeytanları da yaparlar. Bu surede onların her ikisinden de Allah'a sığınılması telkin edilmiştir. Bu anlamı Kur'an ve hadisler de teyid etmektedir. Kur'an'da şöyle buyurulmuştur: "Biz her peygambere de insan ve cin şeytanlarını böylece düşman ettik. Birbirlerine ümit verici şeyler söyleyerek aldatmak ister ve uydurma şeyleri onlara fısıldarlar..." (En'am, 112) .
İmam Ahmed, Nesei ve İbn Hibban, Ebu Zer'den şöyle naklederler: "Mescidde Rasulullah'ın yanındaydım şöyle buyurdu: 'Ya Ebu Zer, namaz kıldın mı?' Ben 'Hayır', dedim. Rasulullah: 'Kalk ve namaz kıl', buyurdu. Kalktım, namaz kıldım ve tekrar yanına oturdum. Rasulullah: 'Ya Ebu Zer, insan ve cin şeytanlarının şerrinden Allah'a sığın', dedi. Ben: 'Ya Rasulullah, insanlardan da şeytan olur mu?' dedim. Rasulullah: 'Evet', dedi."

NAS SURESİNİN SONU


    nas süresi anlamı Konusu 26379 kere okundu.
Bu sayfayının linki aşşağıdadır :
 
 
 

Şükrü güler - zeynebüm

Murat başaran - gülümse anne

Temel fıkraları 2

Serdar ortaç - iki kalp

ibrahim tatlıses - kop gel günah

Davut Güloğlu - kapak olsun

Yalın - üzülme

intizar - beni mektupsuz koyma

Sezen Aksu - yanmışım ben

Gökhan Özen - kader utansın

Ferdi Tayfur - Koparma gülleri

Sezen Aksu - belalım

Gökhan Birben - Oy Puşilim

gülben ergen - yani

Kutsi - doğum günü

Nev - benmisin

Cengiz imren - vur beni

Dj akman - yetimler

Bengü - Korkma kalbim

Düş sokağı sakinleri - al beni y

 Bakılması Gerekenler    Msn Messenger  Son Eklenen Yazılar
  Güllü - yalan sevgiler
Berdan mardini - mor dağlar
Harun Kolçak - Ağlat Beni
Soner arıca - seni seviyorum
Güllü - oyuncak gibi
Cengiz kurtoğlu - yalancı bahar
İstisnalar kaideyi bozmaz
Davut Güloğlu - dağların karımıs
Neşe karaböecek - artık sevmeyec
Hakan peker - artık sevmeyeceğim
Sinan özen - hasret
Seyfettin Çakiral - Yamali
Sibel can - ağladım olmadı
sagopa kajmer - vesselam
Yalın - sen dönmeden uyumam bu g
Cengiz kurtoğlu - gözümle gördüm
Haluk levent - sevenler ağlarmış
Deniz seki - unutursun
Kürşat - istanbulda bir yardim v
Serdar ortaç - hadi git
 

Araba avatarları
Msn'ne dinliyorum özelliği
Yalnızlık resimleri
Romantik msn nickleri
Msn görüntü kaydı
Msn iptal etme
Hotmail adresi almak
Trabzonspor avatarları
Beşiktaş avatarları
Galatasaray avatarları
damar msn nickleri
Duygusal msn nickleri
özür nickleri
Yıl başı nickleri 2008
Fenerbahçe avatarları
Hayvan avatarları
windowslive veya live mail alma
Kalp msn avatarları
Harika msn ifadeleri
Çeşitli msn ifadeleri

  Yıl başı nickleri 2008
windowslive veya live mail alma
Trabzonspor avatarları
Beşiktaş avatarları
Msn spaces iptal etme
Msn spaces nasıl açarım
Hotmail adresi almak
Msn Nickleri nasıl yüklerim
Çeşitli msn ifadeleri
Karışık güzel ifadeler
ehh işte idare eder
Harika msn ifadeleri
Karışık ifadeler
By ifadeleri
Türkiye avatarları
Hepsi 1 avatar
Bebek avatarları
Yalnızlık resimleri
Rock metal avatarlar
Kalp msn avatarları
 
 
Ana Sayfa   /   Oyun   /   Video   / Eğlence   /   Program   /   Fıkralar   /   Şiirler   /   Şarkı Sözleri/   Hakkında

12345678910111213 1234567891010123456789101112131415161718192021222324252627282930313233  1012112123 1231234567

Copyright © 2007 Tüm Hakları Saklıdır